Back to Orientaal's class-room
Use the Turkish construction meaning "to HAVE"
(c) Johan Vandewalle 2000
Aygül (HAS) evde 13 tane kırmızı şemsiye.
Aygül'ün evde 13 tane kırmızı şemsiye-si var.
Siz (HAVE) Türkiye'de Marmaris şehrinde beş yıldızlı bir otel, değil mi?
Siz-in Türkiye'de Marmaris şehrinde beş yıldızlı bir otel-iniz var
, değil mi?
Türkçe öğretmenimiz (HAS) iki tane küçük çocuk.
Türkçe öğretmenimiz-in iki tane küçük çocuğ-u var.
Ben (HAVE) İstanbul'da, Ankara'da ve İzmir'de çok iyi arkadaşlar.
Ben-im İstanbul'da, Ankara'da ve İzmir'de çok iyi arkadaşlar-ım var.
Olcayto (HAS) çok komik bir imza.
Olcayto'nun çok komik bir imza-sı var.
Biz (HAVE) dört oğul.
Biz-im dört oğl-umuz var.
Ahmet Bey (HAS) kaç tane kız?
Ahmet Bey'in kaç tane kız-ı var?
Doktorumuz (HAS) 5000 kitap.
Doktorumuz-un 5000 kitab-ı var.
Kraliçe (HAS) sarayda 300 tane çanta.
Kraliçe-nin sarayda 300 tane çanta-sı var.
Sen (HAVE) mavi kalem?
Sen-in mavi kalem-in var mı?
Eski başbakanımız (HAS) evde çok büyük bir horoz koleksiyonu.
Eski başbakanımız-ın evde çok büyük bir horoz koleksiyon-u var.
Biz (HAVE) İş Bankası'nda kasada
(in a safe-deposit box)
dört tane eski tablo.
Biz-im İş Bankası'nda kasada dört tane eski tablo-muz var.
Sultanahmet Camii (HAS) altı tane minare.
Sultanahmet Camii'nin altı tane minare-si var.
Süleyman (HAS) Atatürk bulvarında çok modern ve büyük bir lokanta.
Süleyman'ın Atatürk bulvarında çok modern ve büyük bir lokanta-sı var.
Ahmet, sen (HAVE) toplam olarak
(in total)
kaç tane bardak?
Ahmet,
sen-in toplam olarak kaç tane bardağ-ın var?
Bu kadın (HAS) Vatan Caddesinde pastane?
Bu kadın-ın Vatan Caddesinde pastane-si var mı?
Prosper (HAS) Poelkapelle'de 250 tane domuz.
Prosper'in Poelkapelle'de 250 tane domuz-u var.
Bu adam (HAS) Panama'da bir firma.
Bu adam-ın Panama'da bir firma-sı var.
Meşhur Türk pop şarkıcısı Tarkan (HAS) "Şımarık" adlı bir şarkı.
Meşhur Türk pop şarkıcısı Tarkan'ın "Şımarık" adlı bir şarkı-sı var.
Dönerci (HAS) iki tane ceket.
Dönerci-nin iki tane ceket-i var.
Ben (HAVE) evde üç tane eski vazo.
Ben-im evde üç tane eski vazo-m var.
Siz (HAVE) nargile?
Siz-in nargile-niz var mı?
Mustafa (HAS) Cumhuriyet mahallesinde küçük bir dükkân.
Mustafa'nın Cumhuriyet mahallesinde küçük bir dükkân-ı var.
Türkler (HAVE) Gent'te kaç tane cami?
Türkler-in Gent'te kaç tane cami-si var?
Arkadaşınız (HAS) yeni araba?
Arkadaşınız-ın yeni araba-sı var mı?
Ben (HAVE) evde antika kilimler.
Ben-im evde antika kilimler-im var.
Babanız (HAS) telefon?
Babanız-ın telefon-u var mı?
Ülkeniz (HAS) toplam olarak
(in total)
kaç tane bakan?
Ülkeniz-in toplam olarak kaç tane bakan-ı var?
Sen (HAVE) çok güzel bir ad.
Sen-in çok güzel bir ad-ın var.
Oğlunuz (HAS) okulda kaç tane öğretmen?
Oğlunuz-un okulda kaç tane öğretmen-i var?
Arkadaşlarım (HAVE) İstanbul'da İstiklal caddesinde büyük bir daire.
Arkadaşlarım-ın İstanbul'da İstiklal caddesinde büyük bir daire-si var.
Ülkü (HAS) evde antika bir mangal.
Ülkü'nün evde antika bir mangal-ı var.
Siz (HAVE) toplam olarak
(in total)
kaç tane müşteri?
Siz-in toplam olarak kaç tane müşteri-niz var?
Biz (HAVE) Beşiktaş'ta büyük bir mağaza.
Biz-im Beşiktaş'ta büyük bir mağaza-mız var.
Bu mimar (HAS) Brugge şehrinde güzel bir ev.
Bu mimar-ın Brugge şehrinde güzel bir ev-i var.
Fakı (HAS) Gent'te Sleepstraat'ta bir pide salonu.
Fakı'nın Gent'te Sleepstraat'ta bir pide salon-u var.